
Süt dolu kaseye bisküvi atıp kaşıkla yemeyi de severdi.

Ben Evliya Çelebi'nin seyahatnamesini okumadım. Fakat, lisedeyken, bizim öğretmenimiz şöyle anlatmıştı; "Evliya çelebi, bir akşam yattığı zaman rüyasında peygamberimizi görmüş ve (peygamberimiz) ona dile benden ne dilersen demiş, bizim Çelebi de, 'Şefaat ya resulallah" diyeceğine "Seyahat ya resulallah" demiş ve ömrü boyunca gezmiş. İmparatorluğun en geniş olduğu zamanlarda [...] bütün Anadolu'yu karış karış geziyor. Bir köye girerken, eskiden tüm mezarlıklar köyün hemen bitişiğinde olurdu, o mezar taşlarında şu yazıyı görüyor "Ahmet oğlu Mehmet 80 yaşında öldü, 5 gün yaşadı, Hasan oğlu Hüseyin 60 yaşında öldü 10 gün yaşadı. Yani şu kadar yaşı ile yaşadığı gün arasında bir bağlantı orantı yok. Köy kahvesine gidince, 'Erenler' diyor, 'Nedir bu işin aslı?', yani 60 yaşında ölüyor 10 gün aşıyor, 70 yaşında ölüyor 5 gün yaşıyor, hepsi gülüyorlar diyorlar ki, 'Sen şu kadar yaşına gelmişsin fakat bu yaşadığın günler içerisinde bugünüm çok iyi geçti dediğin günler bizce yaşanmış günlerdir'." Ben de bugünüm çok iyi geçti diye 1 gün yaşanmış günlerime ilave ediyorum, teşekkürler.

Efenim, bundan bir kaç bin yıl önce, bilmiyorum kaç bin yıl önce, Sokrat denilen bir adam, ev yaptırmış. Fakat, ev o kadar küçük imiş ki, her gelen yeni misafir, "Yau Sokrat" demişler, "Bu kadar küçük ev yapılır mı?". "Gerçek dostlar için yeterli" demiş. Şimdi görüyorum ki, bu salon gerçek dostları alabilecek kadar bir salon, ve bu gerçek dostlara biraz daha ilave yapmak mümkün tabi. Burası nüve oluyor, ama bunun dışında daha da ilave edilebilir. Şimdi, bu münasebetle, davetimi kabul ederek, geldiğiniz için, hepinize çok teşekkür ederim, ve, ve, bu güzel yemekleri yapan Fatma hanıma, Ayşe hanıma, Gül hanıma, çok teşekkür ediyorum. Ve hepinizin yeni yılının sağlıklı, başarılı ve paralı olmasını diliyorum. (alkışlar) Sağlığınıza kaldırıyorum. (rakı kadehini kaldırıyor) Teşekkür ederim.Hikaye doğru mu bilemedim araştırdım da...